Ansiklopeditr.com

Tüm bilgiler burdaa…

Gazneli Mahmud

Adını kurduğu devlete veren, tarihin büyük şahsiyetlerinden biride Sultan Mahmud’dur. Kurduğu devletin başkenti Gazne şehri olduğu için olarak anıla gelmiştir. Gazneli devleti onu devrinde dünyanın en güçlü devleti konumuna ulaştı. Kendisinden önce, Karahanlılar devletinde olan dünyanın bir numaralı devleti unvanını, ele geçirdi. Ordusu da dünyanın en büyük ordusudur. Doğuda Batıda ona karşı çıkacak güçte bir devlet mevcut değildi.
, nefsini, duygularını ideallerinin gerisinde tutan bir kişiliğe sahiptir. Ömrü meydanlarda, at sırtında geçtiği için, beden yorgun düşmüştür, takat yoktur, koca Sultan yataklara düşmüştür. Yürüyecek durumu olmamsına rağmen, ordum seferde benim yatakta ne işim var diyecek yüreğe sahip bir yiğittir. Hindistan’a yaptığı son iki seferinde, ciddi derecede hastaydı.
Sultan Mahmud Miladı 1000 ile 1030 tarihleri arasında o kadar büyük işler yapmışır ki, kendisinden 900 yıl sonra gelen Rus tarihçi onun fetihleri için bakın ne diyor.
kavimlerinin bilhassa X. Asırda başlayan fetihleri, onlarda milli bir gurur uyandırdı. Bu gurur XX. asırda bile Türkler’in işine yaramıştır.”(18)
Hindistan’a yaptığı seferlerin adeti konusunda değişik rivayetler bulunmaktadır. 16 sefer yaptığı kesindir; Hindistan’a 30 sefer yapıldığını yazan tarihçiler de vardır.
Sultan Gazi Mahmud, Hindistan’a yaptığı her seferden zaferle döndü. 16. seferde Gucarat’ı ele geçirdi; bu durumda Hindistan’ın tamamını ele geçirmiş oldu.(19)
Sultan Mahmud, merhamet ve sevgide de çok ileri boyutlardadır.
Vali Aslan Cazip Sultan Mahmud’a bir teklif götürür:
– Sultanım! Bundan böyle yakaladığımız Oğuzlar’ın sağ el başparmaklarını keselim. Böylece parmakları kesilen Oğuzlar, bir daha ok atamayacak, mızrak kullanmayacaktır.
Valinin bu teklifi Sultan Mahmud’u hiddetlendirir, valiye sitem eder:
– Sen ne merhametsiz, katı yürekli bir adamsın. Sakın böyle bir şey yaptığını duymayayım.(20)
Saygı ve edep de destan yazacak kadar ileri gitmiştir. Yakın çevresinde, Resulullah’ın adını taşıyan adamlarına hitabı onun ne derece edepli olduğunu gösterir.
Sultan Mahmud:
“Senin adın Resulullah’ın adıdır. Ben bugüne kadar hiçbir an O’nun adını abdestsiz ağzıma almış değilim. Sana babanın adı ile seslendiğim zaman abdestim yoktu.”(21)
adı tarihe altın harflerle yazılmıştır.

Orhun anıtları

1. taş, 1. yüz. (Batı yüzü)

1- Ben Bilge Tonyukuk’um. Kendim Çin ülkesinde doğdum. bodunu Çin’e bağlı idi.

2- bodunu (bir) baş bulamadan Çin’den ayrıldı, (bir) baş buldu. (O) başı bırakıp Çin’e yine döndü. Teñri şöyle demiş beliğ: “Baş verdim,

3- Başını bırakıp geri döndün. Döndüğün için Teñri öldürmüştür beliğ”. bodunu öldü, eridi, yok oldu. Sir bodununun yurdunda

4- boy kalmadı. Uzakta, dışarıda kalmış(lar) toparlanıp yediyüz oldu(lar). İki bölüğü atlı, bir bölüğü yaya idi. Yediyüz kişiyi

5- yol göstereni, büyüğü şad idi. “Katıl” dedi, katılanı ben oldum: Bilge Tonyukuk. (Bu şadı) Kağan mı kılayım dedim. Düşündüm. “Sıska boğalı, semiz boğalı ırakda

6- bölünseler (hangisi) semiz boğa(dır), (hangisi)sıska boğa(dır) diye bilinmezmiş” diye, öylece düşündüm. Ondan sonra sonra Teñri bilgi verdiği için, özüm, kendim (o şadı) kağan kıldım. Bilge Tonyukuk, Boyla Bağa Tarkan

7- ile İlteriş kağan olunca Güney’de Çin’i, Doğu’da Kıtayn’ı, Kuzey’de Oğuz’u pek çok öldürdü. Bilgesi, çavuşu ben kendim idim. Çoğay’ın Kuzeyi’nde Kara Kumuğ’da oturur idik.

1. taş, 2. yüz. (Güney yüzü)

1- Geyik yiyerek, tavşan yiyerek oturur idik. Bodunun boğazı tok idi. Yağımız çevrede ocak gibi iken (biz) ateş gibi idik. Öylece otururduk. Yörük Oğuzlarından tanık geldi.

2- Tanığın sözü şöyle: “ Oğuz bodunu üzerine kağan oturdu.” der. Çin yönüne Konı Paşa’yı göndermiş. Kıtayn yönüne Toñra Esim’i göndermiş. Söz böyle: “Azıcık bodunu

3- yürüyor imiş. Kağanı alp imiş. Danışmanı bilgili imiş. O iki kişi var olursa seni (de), Çin’i (de) öldürecek derim. Doğu’da Kıtayn’ı öldürecek derim. Beni, Oğuz’u

4- öldürecek derim. Çin Güney’den yana değsin, Kıtayn Doğu’dan yana değsin, ben Kuzey’den yana değeyim. Sir bodunu yerinde dursun. (Onun) ilerlemesi dahi dursun, (onu) yok edelim

5- derim.”. O sözü işitip gece uyuyasım gelmedi, gündüz oturasım gelmedi. Ondan ötürü kağanıma açıldım. Şöyle açıldım:”Çin, Oğuz, Kıtayn, bu üçü birleşirse

6- biz kala kalacağız. Kendi içi dışarıdan tutulmuş gibiyiz. Yufka gücündekinin delinmesi ucuz imiş. İnce gücündekini kırmak kolay. Yufka kalın olsa delinmesi çetin imiş. İnce

7- yoğun olsa kırmak çetin imiş. Doğu’da Kıyayn’dan, Güney’de Çin’den, Batı’da Batılı’lardan, Kuzey’de Oğuz’dan iki üç bin erimiz gelecek var mı ki? Böyle konuştum.

8- Kağanım, ben Bilge Tonyukuk konuştuk. (Kağan) Konuştuğumu işiti verdi. Gönlünce yönlendir dedi. Kök Öñ’ü aşıp Ötüken Ormanı’na yöneldim. İnig Köklük (denilen yer)’ün Toğul (denilen yer)’da Oğuz geldi.

9- Eri üç bin imiş. Biz iki bin erdik. Savaştık. Teñri öyle istedi dağıttık. Irmağa düştü. Dağıttıklarımız yolda yine öldü hep. Ondan sonra Oğuz’un tümü (bize katılmak için) geldi.

10- Getirdim bütün bodunu’nu Ötüken Yeri’ne… Ben kendim Bilge Tonyukuk Ötüken Yer’e konmuş diye işitip Güney’deki bodun, Batı’daki, Kuzey’deki, Doğu’daki bodun (bize katılmak için) geldi.

1. taş, 3. yüz. (Doğu yüzü)

1- İki bin erdik biz. İki ordu(muz) oldu. bodunu kılındığından, Kağanı oturduğundan beri Şantuñ kentine, Taluy ırmağına ulaşmış yok imiş. Kağanıma söyleyip ordu ilettim.

2- Şantuñ kentine, Taluy ırmağına değdirdim. Yirmi üç kenti kırdı. Usu yıprandı. Otağda yatıp kalırdı. Çin kağanı yağımız idi. On Ok kağanı yağımız idi.

3- Dahası Kırkız’ın güçlü kağanı yağımız oldu. O üç kağan sözleşip “Altun ormanı üstünde buluşalım” demiş. Öyle anlaşmışlar. “Doğu’da Kağanı’na saldıralım” demiş. “Ona doğru saldırmazsak nice ne eder o bizi…

4- Kağanı alp imiş. Danışmanı bilge imiş. Nice ne edip kesinlikle öldürecektir. Üçümüz birleşip sü salalım. İyice yok kılalım.” demiş. Türgiş Kağanı öyle demiş. “Benim bodunun oraya ulaşır.” demiş.

5- “ bodunu yine karışıktır.” demiş. “Oğuz’u yine sıkıntıdadır.” demiş. O sözü işitince gece yine uyuyasım gelmez idi. Oturasım gelmez idi. Orada düşündüm.

6- İlk Kırgız’a salmamız iyi olur dedim. Kögmen’in yolu bir imiş, (ama) kapalı imiş diye işitip bu yolu yürür isek yaramıyacak dedim. ….. kılavuz istedim. Çölüg İz eri buldum.

7- Kendim az yerim, onu beslerim ….. imiş. Bir at yolu imiş. Onun (ile) gitmiş. Ona söyleyip bir atlı gitmiş diye o yolu yürürsek iyi olur dedim. Düşündüm. Kağanıma

1. taş, 4. yüz. (Kuzey yüzü)

1- söyledim. Ordu yürüttüm. “Attan in” dedim. Aktermil’i geçince yorgalattım. At üstüne bindirerek karı söktüm. Yukarıya at yedekleyip yaya… ağaç(lara) tutunarak çıkarttım. Öndeki er

2- geçince … Işbaraartı (Işbara geçidini) aştık. Yobul (dağı)’u indik. On gecede yanındaki Tuğ’un berisine vardık. Kılavuz yeri şaşırıp boğazlandı. Bunalan Kağan “koşturu verin” demiş,

3- “Anı suyuna varalım”… O suyun yanına vardık. Aş yemeğe attan indirdik. At(lar)ı iyice dinlendirdik. Gündüz de gece de koşturup vardık. Kırgız’ı uykuda bastık.

4- Süngüyle açtık. Ka(ğa)nı, ordusu derlenmiş. Savaştık, sançtık. Ka(ğa)nını öldürdük. Kağan’a Kırkız bodunu tutsak oldu, baş eğdi. Geri döndük. Kögmen ormanına beri geldik.

5- Kırkız’dan döndük. Türgiş kağanın(ın yanın)dan gözcü geldi. Sözü şöyle: “Doğu’dan kağana doğru ordu yürütelim demiş. Yürütmezsek o bizi [(ki) kağanı alp imiş, danışmanı bilge imiş] ne çağda, nerede olsa

6- bizi kesin öldürür demiş. Türgiş kağanı dışarılamış” dedi. “On Ok bodunu eksiksiz dışarılamış” der. Çin ordusu (da) var imiş. O söz(ler)ü işitince kağanım: “Ben eve geri döneyim” dedi.

7- Katun yok olmuş idi. “Onu yoğlatayım” dedi. “Ordu gönderin” dedi. “Altun ormanında oturun” dedi. “Sü başı İnel Kağan, Tarduş Şad gitsin(ler)” dedi. Bilge Tonyukuk’a, bana söyledi.

8- “Bu orduyu yönelt” dedi. “Buyruğunu gönlünce söyle. Ben sana ne söyleyeyim” dedi. “Gelirse yiğitçe toparlanır, gelmezse dilini sözünü alır oturursunuz” dedi. Altun ormanında oturduk.

9- Üç çaşıt arka arkaya geldi. Sözleri bir: “Kağan ordu çıkardı. On Ok ordusu eksiksiz çıktı” der(ler). “Yarış ovasında buluşalım” demişler. O sözü işitince Kağan’a o söz(ler)i ilettim. Kağan’dan (bu) söze karşılık

10- geldi. “Oturun” diye demiş. “Öncüyü, gözcüyü iyice vur. Baskın yaptırtma” demiş. Bög (kapağan) Kağan bana öyle söylemiş. Apa Tarkan’a içre (gizli) söz göndermiş: “Bilge Tonyukuk korkar, o kendisi o yanılır.

11- Ordu yürütelim derse onamayın”. O sözü işitince ordu yürüttüm. Altun ormanını yol aramadan aştım. İrtiş ırmağını geçitsiz yerinden geçtik. Gece de gittik. Bolçu’ya tan atmadan değdik (ulaştık).

2. taş, 1. yüz. (Batı yüzü)

1- Ulak getirdiler. Sözü şöyle: “Yarış ovasında on tümen er toplandı” der. O sözü işitince beğlerin hepsi

2- “Dönelim, arılık, utançsızlık (yenilip utanmaktan) iyidir” dediler. Ben şöyle derim; ben Bilge Tonyukuk: “Altun ormanını aşıp geldik, İrtiş ırmağını

3- geçip geldik. Gelmiş(ler)i alp dedi, duymadı. Teñri, Umay, Iduk Yer Su

bası verdi beliğ. Niye kaçıyoruz?

4- Çok diye niye korkuyoruz? Azız diye neden (kendimizi) aşağılayalım. Akın edelim” dedim. Akın ettik. Yayıldık. İkinci (kez) çok geldi(ler).

5- Yanar gibi kızıp geldi(ler). Savaştık. Bizim iki üç katımız artık idi(ler).

Tañrı bağışladığı için, çok(turlar) diye biz

6- korkmadık, savaştık. Tarduş Şadar’a kadar yayıldık. Kağanını tuttuk. Yabgusunu, şadını

7- orada öldürüldü. Elli kadar er tuttuk. O aynı gece bodununa bilgi gönderdik. O sözü işitip On Ok beğleri, bodunu hep

8- geldi, baş eğdi. Gelen beğlerini, bodununu eğitip, düzenlettim. Az bir bodun

kaçmış idi. On Ok ordusunu yolladım.

9- Biz de ordu saldık. Anı’ya erdik. Yinçü Irmağı’nı geçip Tinsi Oğlu denilen kutsal Ek dağına erdirdim.

2. taş, 2. yüz. (Güney yüzü)

1- Temirkapı’ya doğru eriştik. Oradan döndük. İnelkapı’ya, ….up dağa Tezik, Tokursın’(a)?

2- oradan, Yirük’i aşıp başlayarak Ardak bodunu hep geldi, o gün (içinde) değdi. bodunu Demirkapı’ya, Tinsi Oğlu

3- Tinsi Oğlu denilen dağa ulaşmışlığı yok imiş. O yere de ben Bilge Tonyukuk ulaştırdığım için

4- kızıl altun, ak gümüş, kızıl uduz?, gerit? kazancı uğraştırmadan getirdi.

İlteriş Kağan bilgesi ….

5- İli için Çin ile onyedi (kez) savaştı. Kıtayn ile yedi (kez) savaştı. Oğuz ile beş (kez) savaştı. Bun(lar)da danışmanı

6- yine ben kendim idim. Danıştığı yine ben kendim idim. İlteriş Kağan öldü.

Bögi (Kapağan) Kağan’a, Bilge Kağan’a

2. taş, 3. yüz. (Doğu yüzü)

1- Kapağan Kağan yirmiyedi yaşında …. idi. Kapağan Kağan oturdu. Gece uyumadı,

2- Gündüz oturmadı. Kızıl kanımı döktü, kara terimi akıttı. İşi, gücü ona kendim verdim. Bilgece öncüsü yine ben kendim idim.

3- Savunmayı, gözleme yerlerini kendim büyüttüm. Yağıya bağırdığımda, kaçırır idim. Kağanımla (birlikte) savaştık. Teñri bağışladı(ğı için)

4- bu bodunu’na pusatlı yağıyı yaklaştırtmadım. Damgalı atı yürüttürmedim. İlteriş Kağan kazanmasaydı

5- ve de ben kendim kazanmasaydı il yine, budun yine yok olacak idi. Kazandığı için ve de kendim kazandığım için

6- il yine il, bodun yine bodun oldu. Kendim yaşlı oldum, ulu oldum. Hangi yerde kağanlı boduna

7- ………. ben(im) gibi (birisi) var ise ne sıkıntısı var olur imiş.

8- ………. Bilge Kağan ilinde yazdırdım. Ben Bilge Tonyukuk.


2. taş, 4. yüz. (Kuzey yüzü)

1- İlteriş Kağan kazanmasaydı, yok olsa idi, ben kendim Bilge Tonyukuk

kazanmasaydım, ben yok olsa idim,

2- Kapağan Kağan’ın Sir bodun’u yerinde boy da, bodun da, kişi de yok olacak idi.

3- İlteriş Kağan, Bilge Tonyukuk kazandığımız için, Kapağan Kağan’ın

Sir bodun’unun yürümesi bundandır.

4- Bilge Kağan’ı, Sir bodun’unu, Oğuz bodun’unu besleyip oturuyor.

1.yüz. (Güney yüzü)

1- Teñri gibi Teñride olmuş Bilge Kağan bu çağda oturdum. Sözümü bitene (kadar) işit. En çok kardeş yeğenim, oğlum bütün soyum, bodunum, Güney’deki şadpıt beğleri, Kuzey’deki tarkat buyruk beğleri, Otuz Tatar,

2- Oğuz beğleri, bodunu bu sözümü iyice işit, katıca dinle. Doğu’da gün doğusuna, Güney’de gün ortasına, Batı’da gün batısına, Kuzey’de gece ortasına, onların içindeki bodun(lar) hep bana (iş) görür. Bunca bodunu

3- bütün ettim. Şimdi onun gibisi yok. kağanı Ötüken ormanında oturursa ilde tasa yok (olmaz). Doğu’da Şantuñ ovasına kadar ordu saldım. Taluy’a geçip ulaşmadım. Güney’de Ersin’e kadar ordu saldım. Tibet’e geçip ulaşmadım. Batı’da İnci ırmağı…(nı)

4- geçip Demirkapı’ya kadar ordu saldım. Kuzey’de Yir Bayırku yerine kadar ordu saldım. Bunca yer(ler)e kadar yürüttüm. Ötüken ormanından yeğ(i), iyi(si) yok imiş. İl tutulacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin kağanı ile

5- anlaştım. Altunu, gümüşü, işlenmiş ipeği tasasız (karşı koymadan) verir. Çin bodununun sözü tatlı, ipeği yumuşak imiş. Tatlı sözü, yumuşak ipeği ile aldatıp, uzak bodunu iyice yaklaştırır imiş. Yaklaştırıp kondurduktan sonra kötü bilgilerini (kötülüklerini) o çağda düşünür imiş.

6- İyi bilgili kişiyi, iyi alp kişiyi yürütmez imiş. Bir kişi yanılsa soyuna, bodununa, çocuklarına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipeğine aldanıp çok bodunu, öldün. bodunu öleceksin. Güney’de Çoğay ormanına, Tögültün

7- ovasına konayım dersen, bodunu öleceksin. Orada kötü kişi şöyle öğretir imiş : “Uzak(ta) isen kötü ipek verir, yakın(da) isen iyi ipek verir.” deyip, öyle öğretir imiş. Bilgi bilmez kişi o sözü alıp (inanıp) yakın(ın)a gidip çok kişi öldün(üz).

8- O yerlere gidersen, bodunu öleceksin. Ötüken yerinde oturup katar, gezgin gönderirsen, neyin, tasan yok (olmaz). Ötüken ormanını sonsuz il tutarak oturacaksın. bodunu, toksan açlığı, tokluğu düşünmezsin. Bir doyarsan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun

9- için düzenlemiş kağanının sözünü almadan her yere gittin. Hep oralarda yittin, yok oldun. Orada kalanlar her yere hep incelerek, ölerek yürüyor idiler. Teñri buyurduğu için, kendimin kutu var olduğu için kağan oturdum. Kağan oturunca

10- yok yoksul bodunu hep toplattım. Yoksul bodunu varlıklı kıldım. Az bodunu çok kıldım. Yoksa bu sözümde yalan var mı? beğleri, bodunu, bunu işitin : bodununu toplayıp il tutacağını burada söyledim. Yanılıp öleceğini yine

11- burada yazdım. Nice nice sözüm varsa sonsuz taşa yazdım. Onu görüp bilin. ‘ün şimdiki bodunu, beğleri, bu çağda buyruğumdaki beğler (olarak) mi yanılacaksınız? Ben sonsuz taş dokuttum. … Çin kağanından süsleyici getirdim. Süslettim. Benim sözümü kırmadı.

12- Çin kağanı, buyruğundaki süsçüyü gönderdi. Ona eşsiz (bir) bark yaptırdım. İçine dışına görülmemiş süs(ler) vurdurdum. Taş yazdırdım. Gönüldeki sözümü vurdurdum. Ol… On Oñ oğluna, yabancıya kadar bunu görüp bilin. Sonsuz taş

13- dokuttum. Bu… il ise şöyle …m. Daha erişilir yerde ise ona erişilir yerde sonsuz taş dokuttum, yazdırdım. Onu görüp öylece bilin. O taş …dım. Bu yazıyı yazan : Yeğeni Yoluğ Tigin.

2. yüz. (Doğu yüzü)

1- Üstte kök Teñri aşağıda yağız yer yaratıldığında ikisi arasında kişi oğlu kılınmış. Kişi oğlunun da üstüne atam, babam Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturunca bodununun ilini, töresini düzenleyi vermiş, edi vermiş.

2-Dört yan hep yağı imiş. Ordu salınca dört yandaki bodunu hep almış, hep buyruğunda kılmış. Başlıyı eğdirmiş, dizliyi çöktürmüş. Doğu’da Kadırkan ormanına kadar, Batı’da Demirkapı’ya kadar kondurmuş. İkisinin arasına…

3- iyice düzensiz kök öylece oturur imiş. Bilge kağan imiş. Alp kağan imiş. Buyruğu bile bilge imiş beliğ, alp imiş beliğ. Beğleri bile, bodunu bile düz imiş. Onun için ili öyle tutmuş beliğ. İli tutup töre düzenlemiş. Kendisi öylece

4- ölümü bulmuş. Yasçı, ağlayıcı, Doğu’da, gün doğusunda Böklü Çül’lü İl, Çin, Tibet, Apar, Rum, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtayn, Tatabı, bunca bodun gelerek ağlamış, yaslanmış. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra kardeşi kağan

5- olmuş beliğ. Oğulları kağan olmuş beliğ. Ondan sonra kardeşi, ağabeyi gibi kılınmadığından, oğlu babası gibi kılınmadığından, bilgisiz kağan oturmuş beliğ. Kötü kağan oturmuş beliğ. Buyruğu yine bilgisiz(miş) beliğ, kötü imiş beliğ.

6- Beğleri, bodunu eğri (olduğu) için, Çin bodunu alcı, kandırıcı (olduğu) için, aldatıcı (olduğu) için, kardeşi ağabeye düşürdüğü için, beğle bodunu çekiştirdiği için, bodunu, illediği ilini elden çıkarmış,

7- kağanladığı kağanını yitiri vermiş. Çin bodununa beğlik er oğlanı kul oldu, kadınlık kız oğlanı odalık oldu. beğleri adını attı. Çinli beğlercesine Çin adını tutarak, Çin kağanına

8- kapılmış. Elli yıl işini gücünü vermiş. Doğu’da, gün doğusunda Bökli kağana kadar ordulayı vermiş. Batı’da Demirkapı’ya kadar ordulayı vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. ’ün bütün kara

9- bodunu şöyle demiş: “İlli bodun idim. İlim şimdi hani? Kime ili kazanırım” der imiş. “Kağanlı bodun idim. Kağanım hani? Ne kağana işi gücü veririm.” der imiş. Böyle deyip Çin kağanına yağı olmuş.

10- Yağı olup, kendini derleyip toparlamadığından yine tutsaklaşmış. Bunca işi gücü verdiğini düşünmeden bodununu öldüreyim, kazıyayım der imiş. Yok olmaya varır imiş. Üstte Teñrisi, kutlu yerini,

11- suyunu öyle düzenlemiş. bodunu yok olmasın diye, bodun olsun diye babam İlteriş Kağan’ı, anam İlbilge Kadın’ı göğün tepesinde tutup yukarı kaldırmış beliğ. Babam kağan onyedi erle dışarılamış. “Dışarı

12- yürüyor” diye söz işitip kentteki dışarılamış, dağdakı inmiş. Dirilip yetmiş er olmuş. Teñri güç verdiği için babam kağanın çerisi börü gibi imiş, yağısı koyun gibi imiş. Doğu’yu Batı’yı çerileyip derlemiş toparlamış. Hepsi

13- yediyüz er olmuş. Yediyüz er olunca ilsizleşmiş, kağansızlaşmış bodunu, odalıklaşmış, kullaşmış bodunu, Töresi’ni bırakmış bodunu atam, babam töresince yaratmış, yerleştirmiş. Tölis Tarduş bodununu orada, düzeltmiş.

14- Yabguyu, şadı orada vermiş. Güney’de Çin bodunu yağı imiş. Kuzey’de Baz Kağan, Oğuz bodunu yağı imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtayn, Tatabı hep yağı imiş. Babam kağan bunca…

15- Kırkyedi yol ordu salmış, yirmi savaş savaşmış. Teñri istediği için illiyi ilsizleştirmiş, kağanlıyı kağansızlaştırmış, yağıyı buyruğunda kılmış. Dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan onca ili

16- töreyi kazanıp ölü vermiş. Babam kağana ilkin Baz kağanı balbal dikmiş. Töreye göre üste amcam kağan oturdu. Amcam kağan oturunca bodununu yine düzenledi, doyurdu. Yoksulu bay kıldı. Azı çok kıldı.

17- Amcam kağan oturduğunda Tarduş bodunu üzerine şad idim. Amcam kağan ile Doğu’da Yeşil Irmak, Şantuñ yazısına kadar ordu saldık. Batı’da Demirkapı’ya kadar ordu saldık. Kögmen’den aşıp Kırgız yerine kadar ordu saldık.

18- Topluca yirmibeş (yol) ordu saldık. Onüç (yol) savaştık. İlliyi ilsizleştirdik. Kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye diz çökerttik. Başlıya baş eğdirttik. Türgiş kağanı ‘ümüz, bodunumuz idi. Bilemediği

19- için, bize karşı yanıldığı için kağanı öldü. Buyruğu, beğleri yine öldü. On Ok bodunu eziklik gördü. Atalarımızın tuttuğu yerler, sular ıssız olmasın diye Az bodununu eğitip, düzenleyip …..

20- Bars Beğ idi. Kağan adını burada biz verdik. Kız kardeşim eceyi verdik. Kendisi yanıldı. Kağanı öldü. Bodunu odalık, kul oldu. Kögmen yeri, suyu ıssız kalmasın diye Az, Kırgız budununu düzenleyip geldik. Savaştık. ….. ilini

21- yine verdik. Doğu’da Kadırkan ormanını aşıp bodunu öyle düzenledik, öyle eğittik. Batı’da Keñü Tarman’a kadar bodununu öyle kondurduk, öyle düzenledik. O çağda kul kullu olmuş idi, odalık odalıklı olmuş idi. Kardeşi ağabeyini bilmez idi. Oğlu babasını bilmez idi.

22- Öyle kazanılmış, edilmiş ilimiz, töremiz vardı. Oğuz beğleri, bodun, işitin: Üstte Teñri basmazsa, aşağıda yer delinmezse bodunu, ilini, töreni kim bozabilir, yıkabilir? bodunu, ürper,

23- uyan. Dik başlılığından, eğiten bilgili kağanına, bağımsız, bunsuz iyi iline kendin yanıldın. Kötülük ettin. Pusatlı nereden gelip (seni) dağıtıp gönderdi. Süngülü nereden gelerek sürüp gönderdi. Kutlu Ötüken ormanının bodunu gitti. Doğu’ya gidenin

24- gitti. Batı’ya gidenin gitti. Gittiğin yerde iyiliğin oydu beliğ. Kanın suca aktı. Kemiğin dağca yığıldı. Beğlik erkek oğlun kul oldu. Kadınlık kız oğlun odalık oldu. Bilmediğin için, kötülük (ettiğin) için amcam kağan ölüme vardı.

25- İlkin Kırgız kağanını balbal diktim. bodununun adı sanı yok olmasın diye babam kağanı, anam katunu yücelten Teñri, il veren Teñri, bodununun adı, sanı yok olmasın diye, beni o Teñri

26- kağan oturttu beliğ. Varlıklı, bay bodun üstüne oturmadım. İçi aşsız, dışı giyimsiz, düşkün, kötü bodunun üstüne oturdum. Kardeşim Köl Tigin ile konuştuk. Babamızın, amcamızın kazandığı bodunun adı sanı yok olmasın

27- diye bodunu için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Kardeşim Köl Tigin ile, iki şad ile öle bite kazandım. Öyle kazanıp bütün bodunu od, su yapmadım. Ben kendim kağan oturduğumda her yere

28- gitmiş bodun öle bite, yayan çıplak dönüp geldi. Bodunu düzenliyeyim diye Kuzey’de Oğuz bodunu üstüne, Doğu’da Kıtayn, Tatabı bodunu üstüne, Güney’de Çin üstüne büyük orduyu oniki (kez) saldım. Savaştım. Ondan

29- sonra Teñri bağışladığı, kutum var (olduğu) için, gücüm var (olduğu) için ölecek bodunu diriltip besledim. Çıplak bodunu giydirdim. Yoksul bodunu varlıklı kıldım. Az bodunu çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan iyi kıldım. Dört yandaki

30- bodunu hep buyruğumda kıldım, yağısız kıldım. Hep bana sığındı(lar). İşi gücü verir oldu(lar). Bunca töreyi kazanıp kardeşim Köl Tigin’in kendisi öylece ölümü buldu. Babam kağan öldüğünde kardeşim Köl Tigin yedi yaşında kaldı. …..

31- Umay gibi anam kadın kutunda kardeşim Köl Tigin er adını aldı. Onaltı yaşında amcam kağanın ilini, töresini şöyle kazandı: Altı Çub Soğdak üstüne ordu saldık, bozduk. Çin Oñ paşası beş tümen orduyla geldi. Savaştık.

32- Köl Tigin yayan boğa gibi (yağıya) erişti. Oñ paşasının kayın-kardeşinin pusatlı elini tuttu. Pusatıyla kağana iletti. O orduyu orada yok kıldık. Yirmibir yaşında Çaça paşasıyla savaştık. İlk önce Tadık’ın, Çorun (adlı) boz atına binip (yağıya) erişti. O at orada

33- öldü. İkincisinde, Işbara Yamtar (adlı) boz ata binip (yağıya) erişti. O at orada öldü. Üçüncüsünde Yeğen Silig Beğ’in giyimli doru atına binip yağıya erişti. O at orada öldü. Kalkanına, giyimine yüzden artık ok vurdu. Yüzüne, başına biri (bile) deymedi.

34- Bu akınları beğleri, hep bilirsiniz. O orduyu orada yok kıldık. Ondan sonra Yer Bayırku’lu Uluğ İrkin yağı oldu. Onu dağıtıp Türgi Yargun gölünde bozduk. Uluğ İrkin azıcık erle kaçıp gitti. Köl Tigin yirmialtı

35- yaşında (iken) Kırgız’a doğru ordu saldık. Mızrak batımı karı sökerek, Kögmen ormanını aşıp yürüyerek Kırgız budununu uykusunda bastık. Kağanı ile Suña ormanında savaştık. Köl Tigin, Bayırku’nun ak aygırına

36- binip (yağıya) boğa gibi erişti. Bir eri okuyla vurdu. İki eri kovalayıp sançtı. O erdiğinde Bayırku’nun ak aygırı uyluğunu kırı verdi. Kırgız kağanını öldürdük. İlini aldık. O yılda Türgiş’e doğru Altun ormanını

37- aşıp, İrtiş ırmağını geçip yürüdük. Türgiş bodununu uykusunda bastık. Türgiş kağanının ordusu Bolçu’da od gibi, bora gibi geldi. Savaştık. Köl Tigin başı boz ata binip (yağıya) erişti. Başı boz ke…..

38- ….. tutturttu. İkisini de kendisi yakalattı. Ondan (sonra) yine girip Türgiş kağanın buyruğundaki Az paşasını eliyle tuttu. Kağanını orada öldürdük. İlini aldık. Kara Türgiş bodunu hep baş eğdi. O bodunu Tabar’da kondurduk.

39- Soğdak bodununu düzenliyeyim diye İnci ırmağını geçip Demirkapı’ya kadar ordu saldık. Ondan sonra kara Türgiş bodunu yağı olmuş. Keñeris’e doğru gitti(ler). Bizim ordumuzun atı bakımsız, azığı yok idi. Kötü kimse er…..

40- alp er bize saldırmış idi. Öyle (bir) çağda uyanıp Köl Tigin’i az erle üzerine gönderdik. Büyük şavaş savaşmış. Alp Şalçı ak atına binip (yağıya) erişmiş. Kara Türgiş bodununu orada öldürmüş, almış. Yine yürüyüp …..

3. yüz. (Kuzey yüzü)

1- … ile Koşu Tutuk ile savaşmış. Erlerini hep öldürmüş. Evini, varlığını eksiksiz hep getirdi. Köl Tigin yirmiyedi yaşında iken, Karluk bodunu buyruksuz, bağımsız iken, güçlü yağı oldu. Tamağ Iduk Baş’ta savaştık.

2- Köl Tigin o savaşta otuz (yaşını) yaşıyor idi. Alp Şalçı’nın atına binip (yağıya) boğa gibi erişti. İki eri kovalayıp sançtı. Karluk’u öldürdük, aldık. Az bodunu yağı oldu. Kara Göl’de savaştık. Köl Tigin otuzbir (yaşını) yaşıyor idi. Alp Şalçı’nın Akın (ak atın)’a

3- binip (yağıya) boğa gibi erişti. Az başpaşasını tuttu. Az bodunu orada yok oldu. Amcam kağanın ili karıştığında, bodunun ili ikiye ayrıldığında İzgil bodunu ile savaştık. Köl Tigin Alp Şalçı’nın Ak (at)’a binip

4- (yağıya) boğa gibi erişti. O at orada düştü. İzgil bodunu öldü. Oğuz bodunu ikinci bodunum idi. Teñri, yer bulandığı için yağı oldu. Bir yılda beş yol savaştık. En ilki Toğu Balık’da savaştık.

5- Köl Tigin Azman (adlı ata)’a binip (yağıya) boğa gibi erişti. Altı eri sançtı. Ordular (birbirlerine) değdiğinde yedinci eri kılıçladı. İkincisi Kuşalğuk’da Ediz ile savaştık. Köl Tigin Az Yağız’ına binip, yağıya erişip bir eri sançtı.

6- eri çevirerek vurdu. Ediz bodunu orada öldü. Üçüncüsü Bolçu’da Oğuz ile savaştık. Köl Tigin Azman(adlı ata)’a binip (yağıya) erişti, sançtı. Ordusunu sançtık. İlini aldık. Dördüncüsü Çuş Başı’nda savaştık.

7- bodunu ayak titretti. Kötü olacak idi. Üzerimize gelmiş ordusunu Köl Tigin püskürtüp Toñra’dan bir boyu, yiğit on eri, Toña Tigin’in yas töreninde çevirip öldürdük. Beşincisi Ezginti Kadız’da Oğuz ile savaştık. Köl Tigin

8- Az yağızına binip (yağıya) erişti. İki eri sançtı. Kente varmadı. O ordu orada öldü. Amga Kurgan’da kışlayıp yazında Oğuz’a doğru ordu yürüttük. Köl Tigin Beğ başta olarak (iken) Oğuz yağısı ordu(muzu) bastı. Köl Tigin

9- Ögsüz (adlı) Ak(at)’a binip (Oğuz’un) erini sançtı, orduyu vermedi. Anam kadın, öbür analarım, ablalarım, gelinlerim, kağan kızlarım bunca yine yaşayanlar odalık olacak idi. Ölenleriniz yurtta, yolda yatıp kalacak idiniz.

10- Köl Tigin olmasa idi hep ölecek idiniz. Kardeşim Köl Tigin ölüp gitti. Kendim düşündüm. Gören gözüm görmez gibi, bildiğim bilgim bilinmez gibi oldu. Kendim düşündüm. Sonsuzluğu Teñri yaşar. Kişi oğlu hep ölümlü türemiş.

11- Onca düşündüm. Gözden yaş gelse engelleyip, gönülden ağlamak gelse karşı durup düşündüm. Katıca düşündüm. İki şad ile kardeş yeğenimin, oğlumun, beğlerimin, bodunumun gözü kaşı kötü olacak deyip düşündüm. Yasçı, ağlayıcı (olarak) Kıtay, Tatabı bodunundan başta

12- Udar Paşa geldi. Çin kağanından İsiyi Likeñ geldi. Bir tümen (onbin)i aşan altun, gümüş, gereğinden artık getirdi. Tibet kağanından buyrukçu geldi. Batı’dan, gün batısındaki Soğd Berçik Er, Buhara ülkesi bodunundan Neñ Paşa (ile) Oğul Tarkan geldi.

13- On Ok oğlum Türgiş kağanından Makaraç Damgacı, Oğuz Bilge Damgacı geldi. Kırgız kağanından damgacı Inançu Çor geldi. Bark yapımcısı, süs yaratıcısı, yazılı taş yapımcısı, Çin kağanının yeğeni Çañ Paşa geldi.

4. yüz. (Kuzeydoğu yüzü)

Köl Tigin Koyun yılının (Birinci ayının) onyedisinde öldü. Dokuzuncu ayın yirmiyedisinde yoğ düzenledik. Anıtını, süslemesini, yazılı taşını o Biçin yılının Yedinci ayının yirmiyedisinde hep bitirdik. Köl Tigin’in kendisi kırktan artık yedi yaşında bulut oldu. Taş….. Bunca süslemeciyi Toygun paşası getirdi.

5. yüz. (Güneydoğu yüzü)

Bunca yazı yazmayı Köl Tigin’in yeğeni Yoluğ Tigin yazdım. Yirmi gün oturup bu taşa, bu anıta hep Yoluğ Tigin yazdım. Değerli oğullarınızdan, kızlarınızdan çok daha iyi bakarsınız. Uçu verdiniz. Tanrı (katın)’dakı yaşamanızda…..

6. yüz. (Güneybatı yüzü)

Köl Tigin’in altununu, gümüşünü, ağışını, varlığını, açığyını, karınını, yağma diye tapu ….. beğim tigin, yukarıdaki Teñri …..taş yazdım. Yolluğ Tigin.

7. yüz. (Batı yüzü)

Koruduğundan… kardeşim Köl Tigin öldü. …..işimizi gücümüzü verdiğimiz için Bilge Kağan’ın buyruğu geçer oldu. Kardeşim Köl Tigin’i gözeterek oturt…. (Ona) Inançu Apa Yargan Tarkan adını verdim. Onu öğdüttüm.

1. yüz. (Doğu yüzü)

1- Teñri teg Teñri yaratmış Bilge Kağan; Sözüm: Babam Bilge ..nda al..tı Sir, Tokuz Oğuz, İyi Ediz otağlı beğleri, bodunu .. Teñri ..

2- üstüne kağan oturdum. Oturduğumda ölürcesine sıkılan beğleri, bodunu, silkinip, sevinip, yere bakan gözü yukarı baktı. Bu çağda kendim oturup bunca ağır töreyi dört yandaki ………. etdim. Üstte Kök Teñri, altta yağız yer kılındığında ikisi arasında kişi oğlu kılınmış.

3- Kişi oğlunun da üstüne atalarım Bumın Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturunca Bodunu’nun ilini, töresini tutu vermiş, edi vermiş. Dört yan hep yağı imiş. Ordu gönderip dört yandakı bodunu hep almış, hep bağlamış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. Doğu’da Kadırkan ormanına kadar, Batı’da

4- Temirkapı’ya kadar kondurmuş. İkisi arasında pek düzensiz Kök öylece oturur imiş. Bilge kağan imiş. Alp kağan imiş. Buyruğu bile bilge imiş gerçek, alp imiş gerçek. Beğleri bile, bodunu bile düz imiş. Onun için ili öyle tutmuş gerçek. İli tutup töre düzenlemiş. Kendisi öylece ölümü bulmuş.

5- Yasçı, ağlayıcı, Doğu’da, gün doğusunda Böklü Çül’lü İl, Çin, Tibet, Apar, Rum, Kırgız, Üç Kurıkan, Otuz Tatar, Kıtayn, Tatabı, bunca bodun gelerek ağlamış, yaslanmış. Öyle ünlü kağan imiş. Ondan sonra, kardeşi kağan olmuş gerçek. Oğulları kağan olmuş gerçek. Ondan sonra kardeşi, ağabeği gibi

6- kılınmadığı gerçek, oğlu babası gibi kılınmadığı gerçek, bilgisiz kağan oturmuş gerçek. Kötü kağan oturmuş gerçek. Buyruğu yine bilgisiz(miş)gerçek, kötü imiş gerçek. Beğleri, bodunu eğri (olduğu) için, Çin bodunu alcı, kandırıcı (olduğu) için, aldatıcı (olduğu) için, kardeşi ağabeğe düşürdüğü için, beğle, bodunu

7- çekiştirdiği için, Bodun, illediği ilini elden çıkarmış, kağanladığı kağanını yitiri vermiş. Çin Bodunu’na beğlik er oğlanı kul oldu, kadınlık kız oğlanı odalık oldu. beğleri adını attı. Çinli beğlercesine Çin adını tutarak, Çin kağanına kapılmış. Elli yıl

8- işini güçünü vermiş. Doğu’da, gün doğusunda Bökli kağana kadar ordulayı vermiş. Batı’da Demirkapı’ya kadar ordulayı vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. ’ün bütün kara bodunu şöyle demiş: “İlli bodun idim. İlim şimdi hani? Kime ili kazanırım” der imiş.

9- “Kağanlı bodun idim. Kağanım hani? Ne kağana işi güçü veririm.” der imiş. Böyle deyip Çin kağanına yağı olmuş. Yağı olup, kendini derleyip toparlamadığından yine tutsaklaşmış. Bunca işi güçü verdiğini düşünmeden bodununu öldüreyim, kazıyaym der imiş. Yokolmaya varır imiş. Üstte

10- Teñrisi, kutlu yerini, suyunu öyle düzenlemiş. bodunu yok olmasın diye, bodun olsun diye babam İlteriş Kağanı, anam İlbilge Kadını göğün tepesinde tutup yukarı kaldırmış gerçek. Babam Kağan onyedi erle dışarılamış. “Dışarı yürüyor” diye söz işitip kentteki dışarılamış, dağdakı

11- inmiş. Dirilip yetmiş er olmuş. Teñri güç verdiği için babam kağanın çerisi börü gibi, yağısı koyun gibi imiş. Doğu’yu Batı’yı çerileyip derlemiş toparlamış. Hepsi yediyüz er olmuş. Yediyüz er olunca ilsizleşmiş, kağansızlaşmış bodunu, odalıklaşmış, kullaşmış bodunu, Töresi’ni bırakmış

12- bodunu atam, babam töresince yaratmış, yerleştirmiş. Tölis Tarduş bodunu orada, düzeltmiş. Yabguyu şadı orada vermiş. Güney’de Çin bodunu yağı imiş. Kuzey’de Baz Kağan, Dokuzoğuz bodunu yağı imiş. Kırgız, Kurıkan, Otuztatar, Kıtayn, Tatabı hep yağı imiş. Babam kağan bunca… kırk artığı

13- yedi yol ordu salmış, yirmi savaş savaşmış. Teñri istediği için illiyi ilsizleştirmiş, kağanlıyı kağansızlaştırmış, yağıyı buyruğunda kılmış. Dizliye diz çöktürmüş, başlıya baş eğdirmiş. Babam kağan onca ili töreyi kazanıp ölü vermiş. Babam kağana ilkin Baz kağanı balbal dikmiş. Babam

14- kağan öldüğünde kendim sekiz yaşında idim. Töreye göre üste amcam kağan oturdu. Oturunca bodununu yine düzenledi, doyurdu. Yoksulu bay kıldı. Azı çok kıldı. Amcam kağan oturduğunda kendim tigin erk….. iy….. . Teñri istediği için

15- Ondört yaşımda Tarduş bodunu üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile Doğu’da Yeşil Irmak, Şantuñ yazısına kadar ordu saldık. Batı’da Demir Kapı’ya kadar ordu saldık. Kögmen’den aşıp Kırgız yerine kadar ordu saldık. Topluca yirmibeş (yol) ordu saldık. Onüç (yol) savaştık. İlliyi ilsizleştirdik. Kağanlıyı kağansızlaştırdık. Dizliye

16- diz çökerttik. Başlıya baş eğdirttik. Türgiş kağanı ‘üm bodunum idi. Bilemediği için, bize karşı yanıldığı, yağılık yaptığı için kağanı öldü. Buyruğu, beğleri yine öldü. On Ok bodunu eziklik gördü. Atalarımızın tuttuğu yerler, sular ıssız kalmasın diye Az bodununu eğitip, düzenleyip ….. Bars Beğ

17- idi. Kağan adını burada biz verdik. Kız kardeşim eceyi verdik. Kendisi yağılaştı. Kağanı öldü. Bodunu odalık, kul oldu. Kögmen yeri, suyu ıssız kalmasın diye Az, Kırgız budununu eğitip, eğitip, düzenleyip geldik. Savaştık. ….. ilini yine verdik. Doğu’da Kadırkan ormanını aşıp bodunu öyle düzenledik, öyle eğittik. Batı’da

18- Keñü Tarman’a kadar bodununu öyle kondurduk, öyle düzenledik. O çağda kul kullu, odalık odalıklı olmuş idi. Kardeşi ağabeyini bilmez idi. Oğlu babasını bilmez idi. Öyle kazanılmış, öyle edilmiş elimiz, töremiz vardı. Oğuz beğleri, bodun, işit: Üstte Teñri basmazsa, aşağıda yer delinmezse

19- bodunu, elini, töreni kim bozabilir, yıkabilir? bodunu, irkil, uyan. Buyruk dinlemezliğinden, eğiten bilgili kağanına, bağımsız, bunsuz iyi iline kendin yanıldın. Kötülük ettin. Pusatlı nereden gelip (seni) dağıtıp gönderdi. Süngülü nereden gelerek sürüp gönderdi. Kutlu Ötüken ormanının bodunu, gitti. Doğu’ya gidenin gitti. Batı’ya

20- gidenin gitti. Gittiğin yerde iyiliğin oydu gerçek. Kanın ırmakça aktı. Kemiğin dağca yığıldı. Beğlik erkek oğlunu kul kıldı. Kadınlık kız oğlunu odalık kıldı. O bilmediği için, kötülük (ettiği) için amcam kağan ölüme vardı. İlkin Kırkız kağanını balbal diktim. bodununun adı sanı yok olmasın diye babam kağanı,

21- anam katunu yücelten Teñri, il veren Teñri, bodununun adı, sanı yok olmasın diye, beni o Teñri kağan oturttu gerçek. Varlıklı, bay bodun (üstüne) oturmadım. İçi aşsız dışı giyimsiz, düşkün, kötü bodunun üstüne oturdum. Kardeşim Költigin, iki şad, kardeşim Költigin ile konuştuk. Babamızın,

22- amcamızın kazandığı bodunun adı sanı yok olmasın diye bodunu için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Kardeşim Költigin ile, iki şad ile öle bite kazandım. Öyle kazanıp bütün bodunu od su yapmadım. Ben kendim kağan oturduğumda her yere gitmiş bodun yayan çıplak, öle bite dönüp

23- geldi. Bodunu düzenliyeyim diye Kuzey’de Oğuz bodunu üstüne, Doğu’da Kıtayn, Tatabı bodunu üstüne, Güney’de Çin üstüne oniki (kez) ordu saldım. Savaştım. Ondan sonra Teñri bağışladığı için, kutum,, gücüm var (olduğu) için ölecek bodunu diriltip besledim. Çıplak bodunu giyimli kıldım. Yoksul bodunu varlıklı kıldım.

24- Az bodunu çok kıldım. Değerli illiden, değerli kağanlıdan iyi kıldım. Dört yandaki bodunu hep buyruğumda kıldım, yağısız kıldım. Hep bana sığındı(lar). Onyedi yaşımda Tañut yönüne ordu saldım. Tañut bodununu bozdum. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, (bütün) varlığını orada aldım. Onsekiz yaşımda Altı Çub Soğdak

25- yönüne ordu saldım. Bodununu orada bozdum. Çinli Oñ paşa beş tümen erle geldi. Iduk Baş’da savaştım. O orduyu orada yok ettim. Yirmi yaşımda, Basmıl Idıkut soyum (olan) bodun idi. Yüklü deve göndermedi diye ordu saldım. ….. boyun eğdirttim. Varlığını beri getirdim. Yirmiki yaşımda Çin

26- yönüne ordu saldım. Çaça Paşa’nın sekiz tümen ordusu ile savaştım. Ordusunu orada öldürdüm. Yirmialtı yaşımda Çik bodunu Kırgız ile (birleşip) yağı oldu. Kem Irmağını geçip Çik yönüne ordu yürüttüm. Örpen’de savaştım. Ordusunu sançtım. Az bodununu aldım. Boyun eğdirttim. Otuzyedi yaşımda Kırgız yönüne ordu yürüttüm. Mızrak batacak (boydaki )

27- karı sökerek, Kögmen ormanını aşıp yürüyerek Kırgız bodunu uykusunda bastım. Kağanı ile Soña ormanında savaştım. Kağanını öldürdüm. İlini aldım. O yıl Türgiş üzerine Altun ormanını aşarak, İrtiş ırmağını geçerek yürüdüm. Türgiş bodununu uykusunda bastım. Türgiş kağanının ordusu od gibi, bora gibi geldi.

28- Bolçu’da savaştık. Kağanını, yabgusunu, şadını orada öldürdüm. İlini orada aldım. Otuz yaşımda Beş Balık’a doğru ordu yürüttüm. Altı yol savaştım. …. Ordusunu hep öldürdüm. Beş Balık içinde pek çok kişi …. yok olacağından, kişi(ler) beni çağırmaya geldi(ler). Beş Balık onun için kurtuldu. Otuz artığı

29- bir yaşımda Karluk bodunu sıkıntısız, bağımsız iken güçlü (bir) yağı oldu. Tamağ Iduk Baş’da savaştım. Karluk bodununu öldürdüm. Orada aldım. Basmıl kara bodunu ….. Karluk bodunu (ile birlikte) toparlanıp geldi. Sançtım, öldürdüm. Oğuz benim bodunum idi. Kök, yer bulandığı için, içine

30- kıskançlık değdiği için yağı oldu. Bir yılda dört yol savaştım. En ilki Toğu Balık’ta savaştım. Toğla ırmağını yüzerek geçip ordusu …. . İkinci (olarak) Andırğu’da savaştım. Ordusunu sançtım. İlini aldım. Üçüncü (olarak) Çuş Başı’nda savaştım. bodunu ayak titretti. Kötü

31- olacak idi. Uzanıp yayılıp gelmekte olan ordusunu uçurdum. Pek çok ölecek kişi orada dirildi. Orada Toñra yiğiti bir boyu Toñga Tigin yoğunda çevirip vurdum. Dördüncüsü Ezginti Kadız’da savaştım. Ordusunu orada sançtım, yıprattım. …barım… ….. Kırk yaşımda Amğı Kurgan’da kışladığımızda kıtlık oldu. İlk yazında

32- Oğuz’a doğru ordu yürüttüm. İlk ordu dışarı çıkmıştı. İkinci ordu yerleşik idi. Üç Oğuz ordusu basıp geldi. (Bizim için) Yaya, kötü oldular deyip yenmeye geldi. Ordunun yarısı evi barkı yağmalamaya gitti. Ordunun yarısı da savaşmaya geldi. Biz az idik. Güçsüz idik. Oğuz …t yağı ….. Teñri güç verdiği için orada sançtım.

33- dağıttım. Teñri istediği için ben kazandığım için bodunu kazanmış oldu beliğ. Ben kardeşimle böylece başa geçip kazanmasam bodunu ölecek idi, yok olacak idi. beğleri, bodunu böyle düşünün, böyle bilin. …. Oğuz bodunu …d… göndermesin diye ordu yürüttüm.

34- Evini, barkını bozdum. Oğuz bodunu Tatar ile dirilip geldi. Ağu’da iki büyük savaş savaştım. Ordusunu bozdum. İlini orada aldım. Öyle kazanıp …. Teñri buyurduğu için ben otuzüç yaşımda …uk idi. (Bu) çağda (kendisine) öğüt, uğur, güç (vermiş olan)

35- doyurmuş alp kağanına baş kaldırdı. Üstte Teñri, kutsal yer, su … . amcam kağanın kutunu yeter bulmadı beliğ. Oğuz bodunu, yerini, suyunu koyup Çin’e doğru gitti. Çin ….. bodunu ….. bu yerde (burada) geldi. “Besleyeyim” diye düşünüp ….. bodunu …..

36- kınat… . Güney’de Çin’de adı sanı yok oldu. Bu yerde (burada) bana kul oldu. Ben kendim kağan oturduğum için bodununu … kılmadım. İli, töreyi iyice kazandım. … toparlanıp yi…

37- orada savaştım. Ordusunu sançtım. Baş eğen baş eğdi, bodun oldu. Ölen öldü. Seleñe’den aşağıya yürüyerek Karğan geçidinde evini, barkını orada bozdum. … ormanına çıktı. Uygur ilbaşısı yüz kadar erle Doğu’ya kaçıp gitti. …..

38- …ti. bodunu aç idi. O at sürüsünü alıp doyurdum. Otuzdört yaşımda Oğuz kaçıp Çin’e girdi. Öfkelenip ordu yürüttüm. Soyunu, …., oğlunu, karısını orada aldım. İki ilbaşılı bodun …..

39- ….. Tatabı bodunu, Çin kağanının buyruğuna girdi. Elçisi, iyi sözü, yakarışı gelmiyor diye yazın ordu saldım. Bodununu orada bozdum. At sürüsünü … ordusu toparlanıp geldi. Kadırkan ormanında kon… .

40- …ğakıña, yerine doğru, suyuna doğru kondu. Güney’de Karluk bodununa doğru ordu yürüt deyip Tudun Yamtar’ı gönderdim. … Karluk ilbaşısı yok olmuş, kardeşi bir korgana

41- ….. vergisi gelmedi. Onu korkutayım deyip ordu yürüttüm. Koruyucusu iki üç kişiyle kaçıp gitti. (Onun) Kara bodunu “Kağanım geldi” deyip (beni) övdü. …ka ad verdim. “Küçük” adlı…

2. yüz. (Güneydoğu yüzü)

Kök Öñ’ü yürüyerek ordu yürütüp, geceli gündüzlü yedi çağda Susuz’a geçtim. Çorak’a ulaşıp yağmacı er(ler)i k…bes Keçin’e kadar … .

3. yüz. (Güney yüzü)

1- … Çin atlı ordusunun onyedibin erini ilk gün öldürdüm. Yayan ordusunu ikinci gün hep öldürdüm. Bi… gelip vard… .

2- ….. yol ordu saldım. Otuzsekiz yaşımda kışın Kıtayn üstüne ordu saldım. ….. . Otuzdokuz yaşımda yazın Tatabı üstüne ordu saldım.

3- …ben öldürdüm. Oğlunu, karısını, at sürüsünü, varlığını …ar ko…. .

4- bodun(unu), (kağanını, oğlunu) karısını yok ettim.

5- yor…. .

6- savaştım. ….. . ….. . üçin [(için), (üçünü)]

7- verdim. Alp erini öldürüp balbal kılı verdim. Elli yaşımda (iken) Tatabı

bodunu Kıtayndan ayrıl… . …ka… Töñüker dağına

8- Kuğ Paşa buyruğunda kırkbin er geldi. Töñüker dağında karşılaşıp dokundum. Otuzbin eri öldürdüm. Onbinini … ise … yola getirdim. Tatabı ….

9- öldürdü. Büyük oğlum ağrılanıp yok olunca Kuğ Paşa’yı balbal (olarak) diki verdim. Ben ondokuz yıl şad (olarak) oturdum. Ondokuz yıl kağan (olarak) oturdum. İl tuttum. Otuzbir…

10- ‘üme, bodunuma iyisini öylece kazanı verdim. Bunca kazanıp babam kağan it yılının onuncu ayının yirmialtısında ölü verdi. Lağzın yılının beşinci ayının yirmiyedisinde yoğ (töreni) yaptırdım. Bukağ buyrukçu …..

11- babası Lisün Tay Paşa başta, beşyüz eriyle geldi. Kokuluk ö… , altun, gümüş gereğinden artık getirdi. Yoğ (töreni) kokusu getirip diki verdi. Sandal ağacı getirip kendi yaraş…

12- Bunca bodun saçını, kulağını, ya(nağını) biçti. Kendisinin iyi atını, kara samurunu, kök sincabını sayısız olarak getirip hep bıraktı.

13- Teñri gibi Teñri yaratmış Bilge Kağan, sözüm: Babam Bilge Kağan oturduğunda ‘ün şimdiki beğlerinden başka Tarduş beğleri, Köl Çor başta olarak, şadpıt beğleri, önünde Tölis beğleri, Apa Tarkan

14- başta olarak şadpıt beğleri, bu… Taman Tarkan, Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan ile buyruk …çı buyruğu Sebig Köl İrkin başta olarak buyruk(çu) bunca beğler babam kağanı çok

15- çok de, yüceltti(ler). (Babam kağan da) beğlerini, bodununu çok de, yüceltti, övdü. …Babam kağan …ça ağır taşı kalınlaştırmış. beğleri, bodunu …irdi. Kendime bunca…

4. yüz. (Kuzey yüzü)

1- Teñri gibi Teñride olmuş Bilge kağan bu çağda oturdum. Sözümü iyice işit. En çok kardeş yeğenim, oğlum, bütün soyum, bodunum, Güney’deki şadpıt beğleri, Kuzey’deki tarkat buyruk beğleri, Otuz Tatar, Oğuz beğleri, bodunu bu sözümü iyice işit. Katıca dinle. Doğu’da gün

2- doğusuna, Güney’de gün ortasına, Batı’da gün batısına, Kuzey’de gece ortasına, onların içindeki bodun(lar) hep bana (iş) görür. Bunca bodunu hep düzenledim. Şimdi onun gibisi yok. kağanı Ötüken ormanında oturursa ilde tasa yok (olmaz). Doğu’da Şantuñ ovasına kadar ordu saldım. Taluy’a geçip ulaşmadım. Güney’de

3- Ersin’e kadar ordu saldım. Tibet’e geçip ulaşmadım. Batı’da İnci ırmağı…(nı) geçip Demirkapı’ya kadar ordu saldım. Kuzey’de Yir Bayırku yerine kadar ordu saldım. Bunca yer(ler)e kadar yürüttüm. Ötüken ormanı en yeğ(i), en iyi(si) imiş. İl tutulacak yer Ötüken ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin bodunu ile anlaştım. Altunu, gümüşü, işlenmiş

4- ipeği tasasız (karşı koymadan) verir. Çin bodununun sözü tatlı, ipeği yumuşak imiş. Tatlı sözü, yumuşak ipeği ile aldatıp, uzak bodunu iyice yaklaştırır imiş. Yaklaştırıp kondurduktan sonra kötü bilgilerini o çağda düşünür imiş. İyi bilgili kişiyi, iyi alp kişiyi yürütmez imiş. Bir kişi yanılsa soyuna, bodununa, çocuklarına kadar barındırmaz

5- imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipeğine aldanıp çok bodunu, öldün. bodunu öleceksin. Güney’de Çoğay ormanına, Tögültün ovasına konayım dersen, bodunu öleceksin. Orada kötü kişi şöyle öğretir imiş : “Uzak(ta) isen kötü ipek verir, yakın(da) isen iyi ipek verir.” deyip, öyle öğretir imiş. Bilgi

6- bilmez kişi o sözü alıp (inanıp) yakın(ın)a gidip çok kişi öldün(üz). O yerlere gidersen, bodunu öleceksin. Ötüken yerinde oturup katar, gezgin gönderirsen, hiç tasan yok (olmaz). Ötüken ormanını sonsuz il tutarak oturacaksın. bodunu, toksan açlığı, tokluğu düşünmezsin. Bir doyarsan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için düzenlemiş kağanının

7- sözünü almadan her yere gittin. Hep oralarda yittin, yok oldun. Orada kalanlar her yere hep incelerek, ölerek yürüyor idiler. Teñri buyurduğu için, kendimin kutu var olduğu için kağan oturdum. Kağan oturunca yok yoksul bodunu hep toplattım. Yoksul bodunu varlıklı kıldım. Az bodunu çok kıldım. Yoksa bu

8- sözümde yalan var mı? beğleri, bodunu, bunu işitin : bodununu toplayıp il tutacağını burada söyledim. Yanılıp öleceğini yine burada yazdım. Nice nice sözüm varsa sonsuz taşa yazdım. Onu görüp bilin. ‘ün şimdiki bodunu, beğleri, bu çağda buyruğumdaki beğler (olarak) mi yanılacaksınız? Babam

9- kağan, amcam kağan oturduğunda dört yandaki bodunu öylece düzenlemiş. … Teñri istediği için kendim oturduğumda dört yandaki bodunu düzenledim, yarattım. …i… kıldım. Ben Türgiş kağanına kızımı çok ulu (bir) tören ile alı verdim. Türgiş kağanının

10- kızını çok ulu törenle oğluma alı verdim. … çok ulu törenle alı verdim. Ya.. ..t erdirdim. Başlıya baş eğdirttim. Dizliye diz çöktürttüm. Üstte Teñri, altta yer (öyle) istediği için

11- gözün görmediği, kulağın işitmediği bodunumu, Doğu’da gün doğusuna, …ka, Güney’de ….., Batı’da … . Sarı altununu, ak gümüşünü, işlenmiş ipeğini, ipek bezini, binek atını, aygırını, kara samurunu,

12- kök sincabını ‘üme bodunuma kazanı verdim, edi verdim. … sıkıntısız kıldım. …. …rdi. Erkli … onca tümen (onbinlerce) oğlu …ya almın? …ün beğleri, bodununa …..

13- yine besleyip, üzmeden, incitmeden oturdum. beğleri, bodunuma … at verdim, ..ü.. . Şimdiki taşı ..ür.. kazanıp, yücelten, bodunu, bu kağanından, bu beğlerinden, suyundan ayrılmazsan, bodununda …

14- özünde iyilik göreceksin. Evine girebileceksin. Sıkıntısız olacaksın. Ondan sonra Çin kağanından süsleyiciyi hep getirttim. Benim sözümü kırmadı. Kendisinin süsleyicisi idi. Ona görülmemiş anıt yaptırttım. İçine dışına görülmemiş süs vurdurttum. Taş yazdırttım. Gönüldeki sözümü vurdurttum.

15- On Ok oğluna, yabancılara kadar bunu görüp bilin. Sonsuz taş işlettim. … işlettim, yazdırdım. O taş anıtını

5. yüz. (Batı yüzü)

1- …üstte…

2- Bilge Kağan uçup gitti.

3- yaz olsa, üstte Teñri

4- davulu öter gibi, öylece dahi

5- dağda yaban geyiği ötse, öylece

6- üzülüyorum. Babam kağan

7- taşını kendim kağan …

8- …..

9- …..

6. yüz. (Güneybatı yüzü)

… Bilge Kağan’ın (bu) yazısını (ben) Yoluğ Tigin yazdım. Bunca anıtı, süsü, bezemeyi … kağanın yeğeni Yoluğ Tigin , ben, (bir) ay, dört gün oturup yazdım, süsledim. Yağ…

BEGRE TASI

BEGRE TAŞI’NIN “E.Y. OKUNUŞ SIRASI”NA GÖRE ÇEVİRİSİ

Ben Tör Apa İçerki’yim. Onbeş yaşında iken aldığım (almış olduğum)

evdeşimden, burada ayrıldım. Çok yazık, günümü (güneşimi), ayımı şaşırdım.

Üç oğlumdan ayrıldım. Yazık, doymadım. (bu acıya) Katlanın.

* * *

Yerimden, yazık, suyumdan ayrıldım buradan; çok yazık, yazık.

Bodunumdan, boyumdan, kandaşımdan ayrıldım, doymadım.

Elime, hânıma, doymadım. Beñgü diktim, şaşırdım.

Yattaki dünürümden ayrıldım.

Antlı adanıma? ant (ki), ne yazık, ne kötü, iyi eşimden ayrıldım.

* * *

Onbeş yaşımda Tabgaç Kanı’na gittim. Erlik erdemim için

alpunu, altunu, gümüşü koşturup (dağıtıp) elde güç kazandım.

Yedi kurt öldürdüm; barsı, kökmeği öldürmedim.

* * *

Sekiz ayaklı varlığım üçün yılkı tüketiverdim. [tükettim, (kurban ettim?)].

Oraya doymadım, yazık. Akımı, karamı (gündüzümü gecemi) şaşırdım.

UYUK TARLIK TASI

Benim adım İlTogan Tutuk’tur. Teñri (kutlu) elimin elçisi idim. Altı bağ bodunun begi idim.

Ne yazık! Elime, konçuyuma, oğlanıma, bodunuma çok yazık. Altmış yaşım(dayım).

(Özgün Metin)

Kadaşıma, keşime, adak atıma, yıta kara bodunuma adırıltım; yıta.
Akrabamdan, sadağımdan, ayak atımdan, ne çare kara bodunumdan ayrıldım; ne çare.
Tört adak yılkım, sekiz adaklıg barımım, bungım yok ertim.
Dört ayak at sürüm, sekiz ayaklı malım (olduğu için), kederim yok idi.
Bung banga bat ermiş. Öldim; yıta. Sizime yolukayın.
Keder bana çabuk ermiş. Öldüm; ne çare. Sizlerime feda olayım.
…..beriye…..kılınu adırılayın…..bars yılta er…..
…..beriye…..kılınıp ayrılayım…..pars yılında er…..
elim ugrınta sü bolıp erlerim. Edükim yok; aç bildigde, bir bertigime sekiz er erdim.
ilim (=devletim) uğrunda asker olup erlerim (=er gönderirim). Ediğim yok; aç (olduğumu) bildikte, bir verdiğimde sekiz er idim.
Kara bodunum, katıglanıng. El törüsü ıdmang. Yıta; elim, kanım.
Kara bodunum, katılın. İl (=devlet) töresini terk etmeyin. Ne çare; elim, hânım.
Urungu Kölüg Tok Bögü Terkin’ge kanım beg erdim üçün, ben er…..
Urungu Kölüg Tok Bögü Terkin’e hânım beğ olduğum için, ben er…..
Kôrt el kan Alp Urungu, altunlıg keşigin bangtım belde. Elim, tokuz kırk yaşım…..
Körtel(güzel) ilin hânı Alp Urungu, altınlı sadağımı bağladım belde. İlim, otuz yaşım…..
Kanım ! Elime, sizime yıta bükmedim. Kanım ! Elime yıta adırıltım.
Hânım ! İlime, sizlerime ne çare doymadım. Hânım ! İlimden ne çare ayrıldım.
Kök tengride Gün, Ay azdım. Yıta, sizime adırıltım.
Mavi gökte Güneş, Ay gibi kayboldum. Ne çare, sizlerimden ayrıldım.
Yüz er kadaşım uyarın üçün, yüz eren elig öküzin tegdük üçün,
Yüz er akrabamı uyardığım için, yüz erlen elli öküze değdiğimiz (=saldırdığımız) için,
Kuyda konçuyıma, sizime yıta özde oglım sizime adırıltım.
Kuyda prensesimden, sizlerimden ne çare özde oğlum sizlerimden ayrıldım.

ELEGEŞ YAZITI
(Günümüz çesi İle)

Ne çare; akrabamdan, sadağımdan, ayaklı atımdan, halkımdan ayrıldım. Bir zamanlar dört ayaklı at sürüm ve sekiz ayaklı mallarım olduğu için kederim yoktu. Ama, keder bana çabucak erişti. Ne çare; öldüm. Sizlerime feda olayım. Devletim için asker olup asker gönderdim. Ediğim (ayakkabım, çizmem) yok ve karnım açken adamlarımın sekizde birini verdim.
Halkım, katılın. Devlet töresini terk etmeyin…..
Ben, Kôrtel hânı Alp Urungu, altın sadağımı belime bağladım. Devletim, yaşım otuz ….. Hânım ! Devletime, sizlere doymadım. Ne çare, devletimden ayrıldım. Mavi gökte Güneş’in, Ay’ın kaybolması gibi kayboldum. Ne çare, sizlerden ayrıldım. Yüz er akrabamı uyardığım için, yüz erlen elli öküze (?) saldırdığımız için Kuyda konçuyumdan (prensesimden), sizlerden, öz oğlumdan ne çare ayrıldım.